Now Reading
Hüzünlü hikayesi olan 5 yabancı şarkı

Hüzünlü hikayesi olan 5 yabancı şarkı

mm
müzik

Çoğu şarkının bir hikâyesi ve bir çıkış noktası vardır. Bazıları bilinmez, bazıları sanatçılar tarafından açıklanır; bazıları ise adeta bir şehir efsanesi tadında dilden dile dolaşır. Bu yazımızda hüzünlü hikayeleri olan şarkılara yer verdik.

Aslen Tunuslu olup hayatını Fransa’da devam ettiren Emel Mathlouthi’ nin ana vatanlarından mahrum Filistinliler için söylediği ağıt: Naci en Palestina. Genel bir yanılgı olarak, şarkının aslı İspanyol özgürlük şarkısı olan Naci en Alamos zannedilir ama şarkının aslı Yunan çingenelerinin bestelerinden gelir. Sözlerini öğrenmeden önce sadece müziğe kendinizi bıraktığınızda bile vatanından uzak kalmış birinin hüzünlü ağıtlarını hissedebiliyorsunuz.

 

Macaristan’ın en önemli besteci ve söz yazarlarından biri olan Rezso Seress, 1933 yılının bir pazar gününde ıslık çalarak kendi kendine mırıldanırken, bir anda kulağına çok hoş gelen bir melodi keşfetti. Macarcası Szomoru Vasamap olan şarkının Türkçe ismi ise Kasvetli Pazar‘dı.

Gloomy Sunday 1936 yılında Hal Kemp Orkestrası tarafından çalınmasıyla birlikte, tüm Avrupa’da bir anda popüler hala gelmişti.

Macar söz yazarı Lazsio Javor ile birlikte şarkının hüznünü derinleştirmek isteyen Seress, Gloomy Sunday’i birkaç söz dizesiyle daha da zenginleştirdi. 1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Billie Holiday, Gloomy Sunday’i seslendirdiğinde şarkı İngilizce sözleriyle birlikte tüm dünyaya yayıldı.

Seress, şarkıda aşık olduğu kadınının onu terk etmesiyle oluşan keder ve umutsuzluk anlatıyordu. Asıl ilginç olan şarkının hikayesi değil, peşi sıra gelen intihar vakalarıydı.

İlk olarak Seress’in aşık olduğu kadın bir şişe zehir içerek intihar etmiş ve ardında bir not bırakmıştı. Notta ise sadece Gloomy Sunday yazıyordu.

1936 yılının Şubat ayında Budapeşte polisi, ismi Joseph Keller olan bir ayakkabı tamircisinin cesedini buldu.Keller, şakağının ortasına bir el ateş ederek kendini öldürmüş ve arkasında ise Gloomy Sunday’in sözlerinden birkaç dize yazdığı notu bırakmıştı. Bu intiharın üzerinden daha sadece birkaç gün geçmişti ki, adı bilinmeyen bir çingene orkestrası tarafından bir gece kulübünde çalınan şarkı beraberinde bir intiharı daha getirdi. Gece kulübünden dışarı hızlıca çıkan bir adam alnına ateş ederek intihar etti. Toplumda tepki uyandırmaya başlayan şarkıyı, Budapeşte polisi yasaklama kararı almayı düşünüyordu. Bu kararı tetikleyen en önemli özellik ise, intihar edenlerin pikaplarında bıraktığı Gloomy Sunday plakları veya şarkının sözlerinden oluşan notlardı.

Artmaya başlayan intiharlar, Berlin’de bir ayakkabı tüccarının kendisini asması ve arkasında bir Gloomy Sunday notu bırakmasıyla devam ediyordu.

82 yaşındaki bir adam evinin penceresinden kendini atarken, Gloomy Sunday çığlığıyla hayata veda etmişti. Daha sonra 14 yaşındaki bir kız çocuğu kendini boğarak hayatına son verdiğinde cebinde “Macar İntihar Şarkısı” yazılı bir not bulunmuştu.

Yaşanan en ilginç intihar ise Roma’da gerçekleşmişti. Genç bir adam, yoksul bir dilencinin bu şarkıyı dinlediğini duyunca, bisikletini kenara park etmiş ve cebinde ne kadar parası varsa hepsini bu dilenciye verdikten sonra bulunduğu yerdeki köprüden atlayıp kendini derin sulara bırakarak intihar etmişti.

Gloomy Sunday’in yarattığı kasvetli intihar dalgası, başta Macaristan olmak üzere tüm Avrupa ve hatta tüm dünyada olmak üzere etkisini göstermişti.

Bir Nazi toplama kampından sağ olarak kurtulmasına rağmen artık eski sağlığı yerinde olmayan Rezso Seress, bir daha hiçbir zaman Gloomy Sunday kadar hit olabilecek bir şarkı çıkaramadı. Zaman içinde kaybettiği özgüvene, ruhunu saran umutsuzluğa ve sevdiği kadının ölmüş olmasıyla birlikte gelen yalnızlığa daha fazla dayanamamış olan Seress, 1968 yılında Budapeşte’nin en büyük ve yüksek binalarından birinden kendisini aşağı bırakarak intihar etti.

Şarkının orijinal versiyonu:

 

Şarkının büyük etki yaratan Billie Holiday versiyonu:

See Also
kurt cobain

The Cranberries Zombie şarkısını, Kuzey İrlanda’da ”Troubles” diye adlandırılan dönemde, İngiltere’nin Warrington kentinde IRA tarafından düzenlenen bir saldırı sonucu iki çocuğun hayatını kaybetmesi üzerine yazmıştır. Şarkının genel havasına baktığımızda, savaşın çocuklar ve anneler üzerindeki ağır psikolojik etkilerinden bahsettiğini kolaylıkla anlayabiliriz. Şarkının gerek klibi gerekse sözleri itibari ile son derece etkileyici ve sarsıcı bir özelliği vardır. Videoyu izlediğiniz zaman siyah beyaz tema üzerine çekilen klibin, savaşın ve kanın asla insan doğasına uygun olmadığını net bir şekilde ifade ettiğini görebilirsiniz.

1987 yılının temmuz ayında, Tacoma`da on dört yaşında bir kız çocuğu Gerald Friendisimli bir kişi tarafından kaçırılır. Adam, küçük kızı evinin tavanına ters şekilde astıktan sonra ona, günler sürecek bir tecavüz ve işkence girişiminde bulunur. İşkence aracı olarak tıraş makinesi, deri kırbaç, sıcak mum gibi psikopat objeler kullanmıştır ve daha sonra bir gün, arabada beraber giderlerken arabanın benzini biter. Bunu fırsat bilen kız, bir yolunu bulup kaçar ve kurtulur. Adam ömür boyu hapse mahkûm edilmek üzere tutuklanır. Kurt Cobain olaydan o kadar etkilenir ki, bunu bir şarkı haline getirmeye karar verir. Zaten birçok şarkısında tecavüz konusunu işleyen Cobain, küçük kızın hikâyesini de o kervana katmaktan çekinmez. Kızın ve şarkının adı, Polly`dir.

Eddie Vedder, bu şarkıyı gazetede gördüğü bir ilandan etkilenerek yazmıştır. İlan ise şöyledir; Lise öğrencisi Jeremy, İngilizce derslerinden birine geç kaldıktan sonra, öğretmen “geç kâğıdı” getirmesini ister. Elinde silahla dönen Jeremy ise sınıfın önünde intihar eder.

 

Değerli vaktini ayırdığın için teşekkürler. Mutluluğun hiç peşini bırakmaması dileğiyle…

En güzel müzik içerikleri ve en güncel haberler için takipte kal.

 

 

What's Your Reaction?
Efsane
0
Hay böyle işin...
0
Muazzam
0
Süper!
0
Üzdü
0
Yorumsuz
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Dinleriz, bir Yugodi ürünüdür
Yugodi © 2020 Tüm hakları saklıdır

Scroll To Top